İlkokuldan, Üniversiteye kadar başarıyla geçmiş eğitim hayatının ardından ekonomist olarak başlayan yolculuğunu kurumsal düzeyde Profesyonel üst düzey yönetciliğe kadar taşımış, Alaplı’nın yetiştirdiği en önemli isimlerden biri Ali Güzel….

30 yıllık İş yaşamını, her aşamada “insana değer vermek ve kararlarında adil olmaktan ödün vermemek” şeklinde özetliyor. Alaplı’da kalabalık bir aile ortamında geçen çocukluk yıllarından, Hacettepede okuduğu günlere, ilk iş yaşamından bugün başarıyla devam eden Rolls-Royce Güç Sistemleri Yönetim Kurulu Başkanı ve Genel Müdürlüğü görevine kadar Güzel ile geçmişten bugüne ve geleceğe dair paylaşımlarla süren bir yolculuk yaptık.

Türkiye, Azerbeycan ve Kıbrıs’ı kapsayan sorumluluk bölgesinde faaliyetlerini sürdüren küresel marka Rolls-Royce Güç Sistemleri’nin kendi kuruluşu olan Türkiyedeki şirketinin Yönetim Kurulu Başkanı ve Genel Müdürü Ali Güzel, Alaplı Sabırlı Köyünden sevilen geniş bir ailenin dört çocuğundan ikincisi, üç erkek kardeşten de en büyüğü olarak 1968 yılında Alaplı’da dünyaya geldi. Babası rahmetli Adem Güzel Alaplı Karşıyaka’nın sevilen esnaflarından uzun yıllar yurtdışında çalışmış ve yöremizde geniş kesimlerce çevresine çok katkıları olmuş kadirşinas bir insan olarak biliniyor.

Güzel, kalabalık bir ailede büyümenin önemini vurgulayarak başlıyor söze: “ Büyük bir ailede doğup yaşamanın da katkısı ile güzel bir çocukluk geçirdiğimi ve bunun hayatımdaki pek çok olumlu etkisini yıllar içinde daha çok hissettiğimi söyleyebilirim. İlkokulu köyümde, Ortaokulu Alaplı’da, Liseyi de Ereğli’de okuduktan sonra üniversite için Ankara’da Hacettepe Üniversitesi ile başlayan Alaplı dışındaki hayatım mezuniyet ve askerlik sonrası İstanbul ile devam etti, her fırsatı değerlendirerek memleket bağımızı hiçbir zaman koparmamakla beraber halen de İstanbul’da ikamet ediyoruz.”

YÖNETİCİLİKLE GEÇEN İŞ HAYATI…

Üniversite bittikten sonra kısa süre bankacılık ta yapan Güzel o dönemi ise bize şu şekilde aktarıyor: “İş hayatım eğitimini aldığım ekonomi/finans ile bağlantılı olarak mezuniyetimi takiben kısa bir bankacılık tecrübesi ile başlayıp alan değiştirme isteğim ile İş Makinaları ve Güç Sistemleri konusunda global bir markanın temsilciliğinde faaliyet gösteren Türkiye’nin önde gelen Holding şirketlerinde satış, proje yönetimi, bölge ve ülke çapında farklı kademelerde yöneticilik görevleri üstlenerek 2009 yılına kadar devam etti. 2009 yılında yine alanında dünya çapında bir marka olan şimdiki şirketim Rolls-Royce ’da yol dışı motorlar ve buna bağlı endüstriyel çözümler ile yerel imkan ve kabiliyetlerin artırılması stratejisi ve bölgesel organizasyonu kurmak amacı ile şirketin Türkiye yönetiminin yeniden yapılandırılması aşamasındaki teklif üzerine Genel Müdür Yardımcısı olarak başladım, 2017 yılından itibaren de sorumluluk alanı Türkiye ile birlikte Azerbaycan ve Kıbrıs’ı da kapsayarak genişleyen organizasyonumuzun YK Başkanlığı ve Genel Müdürlüğünü yürütüyorum.”

“TEK HEDEFİMİZ TİCARİ BÜYÜME DEĞİL.”

Peki hedeflediğiniz noktaya gelebildiniz mi? Sorumuza “Yola çıktığımızdaki birçok amacımıza eriştik, ancak ilerleme yolunda programladığımız yeni birçok adımı da hayata geçirmek hedefindeyiz” diye yanıtlıyor ve sözlerine devam ediyor:

“Şirket olarak kapsadığımız coğrafya için planladığımız stratejiyi başarı ile uygulayarak hizmet verdiğimiz her endüstride hedeflerimize büyük ölçüde ulaştığımızı memnuniyetle söyleyebilirim, bu boyutu ile yurt dışındaki merkez yapımız da Türkiye’yi her alanda örnek uygulamalar olarak öne çıkarıyor. Ancak tek hedefimiz ticari büyüme değil tabii ki. Bu dönem zarfında ülkede kalıcı üretim yatırımları da gerçekleştirdik, önümüzdeki dönem bu alanda planladığımız diğer projeleri de gerçekleştirmek hedefindeyiz ki istikrarlı büyümenin de bu yolla olacağını biliyoruz.”

“TÜRKİYE’NİN POTANSİYELİ HER AÇIDAN AÇINDAN ÇOK BÜYÜK. BÖLGEMİZ VE ALAPLI İÇİN DE AYTEK’İN ÖNEMLİ BİR GELİŞME FIRSATI OLARAK DESTEKLENMESİ GEREKİR”

Güzel, gerçek büyümenin kalıcı üretim yatırımları ile sürdürülebilir olacağının altını çiziyor, hayata geçmesi gereken projelerin desteklenmesine de vurgu yaparak, Piyasalar ve ekonomi ile ilgili ise şunları anlatıyor:” Tüm zorluklarına rağmen bulunduğumuz bölge içinde Türkiye’nin potansiyeli her açıdan çok büyük. Ekonomimizin çevremizdeki her türlü sosyo politik olaylara olan hassasiyetinin bu kadar yüksek olmaması için sanayide yüksek katma değerli yerel ürünlerin artması, küresel ölçekte marka sayımızın da çoğalarak talebi yüksek ürün ihracatını sürekli kılmak önemli noktalardan biri. Burada özellikle savunma amaçlı gemi imalatında Türkiye çok önemli noktalara erişti, özel sektör tersanelerimiz şu anda birçok ülkeye bizim de çözüm ortağı olmaktan gurur duyduğumuz Milli gemimiz Mil-gem dahil başarı ile bu ürünlerin ihracatını yapmaktadır. Benzerinin diğer birçok alanda da yapılabileceğine inanıyorum. Bu noktada toplumun her kesimine görev düşüyor aslında; biz profesyoneller şirketlerimizi ülkedeki yatırımları artırmalarına yönelik karar alma konusunda strateji belirlemeliyiz, girişimci kesim güçlerini bir araya getirip sistematik ve seri üretim konusunda devletin de destekleyeceği projeler geliştirmeli, Kamu yöneticileri de bu inisiyatiflerin önündeki bürokratik engellerin aşılması anlamında teşvik edici olmalı. Bu çerçeveden baktığımda Alaplı için oluşturulan Aytek platformuna ayrı bir önem atfetmemiz gerekiyor. Osmanlı’dan itibaren ata mesleği olan ahşap tekne imalatı ile bilinen memleketimizin bu yönünün tekrar canlandırılmasının hem bölge istihdamına hem de yerel ekonomiye çok büyük canlılık getireceğine inanıyorum. İstanbul ve kıyı şehirlerimizde bu alanda çok başarılı olmuş birçok imalatçımız var, bazıları uluslar arası pazarda rekabet edecek kalitede tekneler inşa edip ihraç ediyor, gerek ülke gerek bölge olarak geliştirmemiz gereken husus dünya ölçeğinde bir kalite ile seri üretimi ve markalaşmayı sağlayacak bir güç birliği, Aytek bunun önemli bir başlangıç adımı olacaktır.”

“SOSYAL AÇIDAN EN YAKIN ROL MODELİM RAHMETLİ BABAMDIR”

Tecrübeleri ışığında başkalarına katkı sağlamanın da temel değerleri arasında olduğuna işaret eden Güzel, “Profesyonel yöneticilik dışında farklı bir hedef ya da planınız var mı? Örneğin kendi işinizi kurma gibi girişimcilik düşünceniz var mı?” şeklindeki sorumuza da içtenlikle şu şekilde yanıtı veriyor:

“Kişisel olarak profesyonel hayat dışında sosyal farkındalık girişimlerinin daha çok ilgimi çektiğini söyleyebilirim. İnsan yaşamında kalıcı olanın diğer insanların hayatına yapabileceğimiz olumlu dokunuşlar olduğunu düşünüyorum bu anlamda en yakın rol modelim de rahmetli Babamdır.

Pandemi dönemi aslında bu boyutu ile hepimize hatırlatıcı bir eğitim oldu, insanlık maddi ve teknolojik olarak ne aşamaya gelirse gelsin ya da ne kadar güçlü hissedersek hissedelim görünmez bir virüs karşısında ne kadar aciz kaldığımızı, geriye kalanın “hoş bir sada” olduğunu bir kez daha gördük. Bu düşünce ile eğitim amaçlı bazı sivil toplum girişimlerinde halihazırda yer alıyorum ve bu alanı daha anlamlı buluyorum. Şu an yönettiğim şirkette de benzer yaklaşım ile başarılı gençlere yönelik programlar geliştirerek öğrencilik sırasında iş hayatını tecrübe edecekleri gelişim fırsatları ile hayata hazırlanmalarına destek oluyoruz, hatta kadrolarımızı öncelikle bu yetiştirme programlarına dahil olan öğrenciler içinden seçmeyi tercih ediyoruz. İleride bu ve benzeri faaliyetlere daha fazla zaman ayırarak iş hayatında edindiğim birikimi yeni jenerasyonun faydasına daha çok kullanmayı arzu ediyorum.”

Editör: Yasin Ören